Taş Tepeler Projesi İstanbul’da Konferansla Tanıtıldı

İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Taş Tepeler-Büyük Dönüşümün Coğrafyası: Yeni Araştırmalar ve İlk Sonuçlar” başlıklı konferans, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.

Toplantıda Taş Tepeler projesi kapsamında Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe araştırmalarının sunumları yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Gökhan Yazgı, etkinlikte yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin bazı dönemlerinde belirli yerlerin lokomotif rolü oynadığını, bunların en başında da örnek olarak Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının geldiğini söyledi.

Yazgı, Taş Tepeler’in multidisipliner çok özenle hazırlanan bir proje olduğunu ve çalışmalar sonucunda çok güzel sonuçlar elde ettiklerine dikkati çekerek, “Bu proje belki Neolitik dönemle ilgili bugüne kadar ezberleri bozabilecek bilimsel bulgularla karşımıza çıkacak. Dünyada çok ciddi bir etki yaratan bir proje haline de dönüştü.” dedi.

Dünyada Neolitik dönem hakkında bilimsel çalışmalarının en önemli kaynağının Şanlıurfa ve Anadolu olacağına işaret eden Yazgı, “Bunu hep birlikte başardık. Şangay da aldığımız ödül de bir başlangıç. Dünyaya doğru bir şekilde anlatırsak, artık Türk arkeolojisinin nereye geldiğini, neler yapabileceğimizi insanların önüne sermiş olacağız.” değerlendirmesini yaptı.

“İnsanın değişimi hakkında etnoarkeoloji ayağını projeye ekledik”

Göbeklitepe ile Karahantepe’nin Kazı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Karul ise sunum eşliğinde yaptığı konuşmada, yeni bir toplum düzeni inşasında Karahantepe’nin nasıl bir yer tuttuğundan bahsetti.

Taş Tepeler projesini 2021’de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un önderliğinde hayata geçirdiklerini aktaran Karul, “Göbeklitepe etrafında araştırmalar yapmak bize bu coğrafyayı daha bütünlükçü bir şekilde anlamamıza olanak sağlayacaktır düşüncesiyle hareket ettik.” ifadesini kullandı.

Projenin ayaklarından bahseden Karul, şunları kaydetti:

“Bunlardan birisi arkeoloji. Bunun içerisinde arkeolojik kazıların yanı sıra yüzey araştırmaları, bölgenin envanterini çıkarmak var. Diğer ayağı insanı çevresinden bağımsız düşünmemiz mümkün değil. Bugünkü coğrafyayı anlamamız için 12 bin yıl içerisinde insan ve çevrenin dönüşümü hakkında kapsayıcı bir bilgi verebilmesi adına ikinci ayağı paleo çevre olarak tanımladık. Yine bölge itibarıyla geleneksel yaşamın halen sürdüğü bir coğrafya. Dolayısıyla projeyi fırsat bilerek buradaki geleneksel yaşamı belgelemek, anlamak ve böylelikle de insanın değişimi hakkında etnoarkeoloji ayağını projeye ekledik.”

Karul, tüm dünyaya Taş Tepeler bölgesinin insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu anlatmak istediklerinin altını çizerek, Karahantepe’deki yaşam hakkında bilgiler verdi.

Programda ayrıca Sayburç Kazı Başkanı Eylem Özdoğan “Sayburç: Gündelik Yaşamdan Ritüellere”, Sefertepe Kazı Başkanı Emre Güldoğan “Sefertepe: Kompleks Yapılar ve Sosyal Yaşam” ile Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Lee Clare “Yeni Keşiflerle Göbeklitepe’ye Yorumlar” başlıklı sunum yaptı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir